Gundem
34 Yıldır Su İçemeyen Adamın Hayatı Kabusa Döndü

Mustafa Akbıyık, 79 yaşında ve 34 yıl önce yaşadığı bir olay, hayatını kabusa dönüştürdü. Ankara'da, 1992 yılında sobalı evlerinde kömürden zehirlenmesi sonucu su içememeye başladı. O günden bu yana yalnızca gazoz ve çay tükettiğini belirten Akbıyık, sağlığı için endişelerini dile getiriyor. Bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hayatını olumsuz etkiledi.
Kömür Zehirlenmesi ve Sonrası
Mustafa Akbıyık, eşiyle birlikte yaşadığı evde meydana gelen kömür zehirlenmesinin ardından su içme isteğinin kaybolduğunu ifade ediyor. Olay, komşusunun ihbarı sonucu ortaya çıkmış ve Akbıyık hastaneye kaldırılmış. Hastanede iki gün komada kaldıktan sonra, eve döndüğünde su içme isteği tamamen kaybolmuş. Akbıyık, "Komadan çıktıktan sonra su içemedim. Eve geldiğimde hala koku vardı. Ondan sonra su içmekte çok zorlandım," diyor.
Yaşam Tarzındaki Değişiklikler
Su içememek, Akbıyık'ın yaşam tarzını da değiştirmiş. Günde 15 bardak çay ve birkaç kutu gazoz tüketiyor. Bununla birlikte, su içme isteğinin kaybolması, onun sosyal hayatını da olumsuz etkilemiş durumda. "Bütün Ankara'da ne kadar hastane varsa, her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya hasret kaldım," diyor. Bu durum, onun yalnızlığını ve çaresizliğini artırmış.
Doktorlardan Yardım Talebi
Akbıyık, sağlık sorunlarının çözülmesi için doktorlardan yardım talep ediyor. "İlaç içeceğim zaman çocuklar elimi ayağımı tutuyorlar," diyerek bu durumun ne kadar zorlayıcı olduğunu vurguluyor. Su içememek, sadece fiziksel bir sorun değil, aynı zamanda psikolojik bir travma haline gelmiş. Akbıyık, su içme isteğini geri kazanmak ve normal bir yaşam sürmek istiyor.
- 34 yıldır su içemiyor.
- Günde 15 bardak çay tüketiyor.
- Yalnızca gazoz içebiliyor.
- Hastanelere başvurmasına rağmen çözüm bulamıyor.
Mustafa Akbıyık’ın hikayesi, sağlık sorunlarının insan hayatındaki etkisini gözler önüne seriyor. Su içememek, onun sadece fiziksel sağlığını değil, aynı zamanda ruh halini de olumsuz etkilemiş durumda. Bu tür durumlar, bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz, aynı zamanda sosyal ilişkilerini de zayıflatır. Akbıyık, bu sorunun bir an önce çözülmesini umuyor ve kendisine yardımcı olacak bir çözüm arayışında. Suya olan özlemi, onun yaşamındaki en büyük eksikliklerden biri haline gelmiş durumda.




